Kitap Ebatları da Okuma Sevdamıza Dahil

22.05.2022 © Novelius Edebiyat

Yazan: Mehmet BAHÇECİ

Bendeniz Mehmet Bahçeci. Novelius Edebiyat için kaleme aldığım yeni makalemle tüm okurlarımızı selamlıyorum.

Yalnız bu sefer oldukça tuhaf bir içerik oldu. Güya Fuat Sevimay’ın son eseri üzerine bir şeyler yazacaktım, gelin görün ki, kalemim buna müsaade etmedi. Yazdıklarım son günlerde zihnimi meşgul eden kitap ebatları mevzusuna doğru evirildi. Ben de kalemin gidişatına saygı duyan, onu zapturapt altına almaktansa, teslim olmayı yeğleyen bir yapıda olduğumdan olsa gerek, akışın büyüsüne kendimi kaptırdım. Elbette bu makalede yazdıklarım şahsi zevk ve görüşlerimi yansıtmaktadır. Düşüncelerime katılanlar olacağı gibi hiç beğenmeyenler de çıkabilecektir. Saygı duyarım… Dolaysıyla hangi kitap formunun iyi, hangilerinin kullanışsız, yetersiz, zevksiz ya da sevimsiz olduğunun kararını herkes kendi vicdanında, kendi zevk ve beğenileri doğrultusunda vermeli diyorum…

İşte o tuhaf makale:

Yeni Türk Edebiyatı nitelemesinden pek hazzetmediğim için “çağdaş” lafzını kullanmak niyetindeyim, çağdaş edebiyatımızda, tarzı ve eserleriyle kendisine haklı bir yer edinen, Yazar ve Çevirmen Fuat Sevimay‘ın son kitabı “Gör Bağır“ı, 13,5 X 21 cm kitap formatı beni zorlasa da, keyifle okudum. “Gör Bağır” isimli bu güzel öykü kitabı için ilerleyen günlerde Novelius Edebiyat’a özel, naçizane bir şeyler karalayacağım elbette. Fakat bu yazımızın konusu farklı. Kitap ebatlarıyla ilgili bir şeyler söylemek, bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Zira son günlerde bu mevzuya fena halde kurulu haldeyim. Yazmazsam, bir şeyler söylemesem olmayacak.

Gerçi, böyle entipüften bir mevzuya takılmasam, okumalarıma, araştırmalarıma baksam daha iyi olmaz mıydı, orası da ayrı bir konudur elbette ama takıldım işte. Ve bir kez takılmışsam, yazmak da boynumun borcu olmuştur. 

Bu kitap formunu, yani son olarak “Gör Bağır” ı okurken deneyimlediğim 13,5 cm en ve 21 cm boy, kitap formunu, enteresan bir biçimde Klaros Yayınları‘ndan çıkan eserlere yakıştırıyorum. Onlarda güzel duruyor zannımca. Nedenini çözebilmiş değilim. Tuhaf… 

Anlaşılan o ki, Yapı Kredi Yayınları ile özdeşleşen bu 13,5 X 21 cm’lik kitap formuna, İthaki Yayınları da Fuat Sevimay eserleriyle ayak uydurmuş gibi görünüyor. En azından, yandan yandan o mecraya doğru seğirttiklerini, görebiliyorum. Ah ah!… Aslına bakarsanız 13,5 X 21 cm’de de bir şey mi, öpüp de başımızın üzerine koyalım çünkü yakın zamanda öyle felaket bir kitap ebatına imza atıldı ki, sormayın. Vallahi evlere şenlik! Daha doğrusu evlerden ırak. Gezdiğim kitapçı raflarında tesadüf ettikçe, elime alıp inceledikçe gözlerim kanıyor resmen.

Evet, geldik en beğenmediğim kitap formuna… 

Sıkı durun, en fecaat baskı ebadına, Zülfü Livaneli eserlerinin 13,7 X 23 cm’lik baskısıyla, çok sevdiğim ve ilgiyle takip ettiğim İnkılap Kitabevi imza atıyor maalesef. Hem de ısrarla ünlü yazarın tüm kitaplarını aynı formda yayınlıyorlar. Yahu, neredeyse bir asırlık geçmişe sahip koskoca yayınevinde hiç mi kimsenin dikkatini çekmedi bu durum? Hiç mi, “ne yapıyoruz böyle biz arkadaşlar?” diye sorgulayan çıkmadı? Basiretleri mi bağlandı, anlamış değilim. Onu da geçtim, sen yılların sanatçısısın be Zülfü Livaneli, estetik güzellikten, sanatsal zevkten en iyi senin anlıyor olman gerekir, bu ne biçim ebattır arkadaş, demedin mi? Kaldı ki, çoğumuzun evlerindeki mütevazi kitaplıklarımızın mütevazi rafları, bu tuhaf en boy oranındaki kitapları yerleştirmemize pek de müsait bile değiller. Hani Cem Yılmaz, meşhur reklamında, elinde devasa bir patates cipsini tutmuş: “Bunu insan yiyecek, insan. Küçük yap biraz!” Diyordu ya, rol arkadaşına, o hesap işte.

Dilerim, bu acayiplik diğer yayınevlerine de sirayet etmeden Zülfü Livaneli eserleriyle sınırlı kalır.

Can Yayınları hakkında eleştiri getirmek istemiyorum zira bildiğim kadarıyla kurucuları Erdal Öz’den bu yana devam ettire geldikleri, kendileriyle özdeşleşmiş bir ebatları var. Her ne kadar 12,5 X 19,5 cm, bir parça küçük kalıyor olsa da kitabı kavrama ve okuma konforu anlamında sorun teşkil etmiyor. 

Yayınevleri, kitapçılar, ne olur, yalvarırım edebi eserleri, kurmaca eserleri (romanları yahu!) alıştığımız formatlarda yayımlamaya devam edin. Kurgu dışı metinlerde, araştırma, inceleme ve akademik metinlerde istediğiniz fanteziyi deneyebilirsiniz.

Bir zamanlar (gerçi çok eski değil) 2000’lerin başlarında, Sinema eleştirmeni Sayın Veysel Atayman’ın şahane katkılarıyla, oldukça güzel işler çıkaran bir yayınevi vardı. Yayınladıkları yabancı klasiklere siyah, Türk klasiklerine ise bordoya çalan vişne çürüğü gibi bir renk hâkimdi. Ayrıca yayımladıkları hemen her kitapta hem eser hem de yazarı hakkında doyurucu bilgilendirmelere yer verirlerdi. Kapak görseli seçimlerine de ayrı bayılırdım. Elbette tahmin edenler olmuştur, Bordo Siyah Yayınları’ndan bahsediyorum. Çok zengin bir çeşitliliğe sahiptiler. Çeviri kaliteleri de gayet tatminkâr düzeydeydi. Fiyat olarak deseniz, bildiğiniz okur dostu bir anlayışları vardı. Çok severdim… Sonra iflas ettiklerine ve bu nedenle kapandıklarına dair bir fısıltı yayılmıştı. Ne acı. İşte bu yayınevi, belki de en ilginç, en iddialı ebatlarla kitaplarını okurlarıyla buluşturuyordu. 10,5 X 21 cm gibi, en olarak çok dar, boy olarak ise oldukça uzun, handiyse kule gibi görünen kitaplarıyla evlerimizdeki ve kitapçılardaki rafları süsülüyorlardı. 

Ve iyi haber. Küçük çaplı bir mucizeyi yaşıyor gibiyim şu an. İnanılmaz mutluyum çünkü Bordo Siyah Yayınları‘nın kitap ebadını netten teyit etmeye çalışırken, kaymaklı ekmek kadayıfı kadar tatlı bir sürprizle karşılaştım. Efsane yayınevi, yeşil sahalara geri dönmüş! Yanlış duymadınız, Bordo Siyah Yayınları’nın internet sitesi açık ve bir takım hukuki sorunlar nedeniyle yayıncılığa ara vermek zorunda kaldıklarını ama şimdi, on iki yıllık bir aradan sonra geri döndüklerini müjdelemişler. Hoş gelmişler, safa gelmişler, ne iyi etmişler de gelmişler… 

Geldik bir yazının daha sonuna. Sözlerimi, 13,5 X 19,5 kitap formu candır, en ideal okuma deneyimini sunmaktadır diyerek nihayetlendirmek istiyorum.

22.05.2022 © Novelius Edebiyat

Kitap Ebatları da Okuma Sevdamıza Dahil” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın