Günlerden Öykü: Pardösüm ve Ben

23.06.2024 © Novelius Edebiyat

Günlerden Öykü | Bölüm 6:  Pardösüm ve Ben

novelius edebiyat Kardeşimin hediyesi kül rengi bir pardösüm var. Ama ne pardösü… Giydim mi semtin dilencisi, şarapçısı, otlakçısı peşime düşer. Kızlar, “Alla alla, kim bu adam,” der gibi bakarlar. Polisler bırakın kimlik sormayı, başlarıyla selam bile verirler, adeta büyülenmiş gibi. Ben bu pardösüyü hava koşullarına bakarak değil de tinsel durumuma göre giyerim. Kendimi çok güçsüz hissettiğim zamanlarda giyerim. Elimden gelse yazın bile giymek isterim.
Dün akşam cebim üç-beş kuruş gördü. Bir bara girip bir-iki saat tüneyeyim dedim. Pardösümü kuşanıp caddeye çıktım. Bir taksi-dolmuşu durdurup arka koltuğuna kuruldum. Sanki arabanın sahibiymişim gibi kuruldum.

Bardan içeri ellerim cebimde girdim. Popüler bir futbolcu girse anca bu kadar ilgi uyandırırdı. Ama ağırlığımı bozmadım. Masalardan birine kuruldum, biramı söyledim. Şansa bak ki, Allah’ın sanki özel imalatı rüya gibi bir kızın karşısına oturmuşum. İçimden vay anam vay dedim. Bu kızla bir gece geçirmek için pardösümü bile yakardım doğrusu. Derken kızın ela gözleriyle karşılaştım. Ne yalan söyleyeyim titredim, pardösüme kadar kızardım.

Erdinç Gültekin her pazar yepyeni bir öykü ile Novelius Edebiyat’ta…

Kendime güvenim tamdı aslında. Bu pardösü üzerimdeyken istediğim kızı keserdim. Doğrusu bir parça halsizlik duyuyordum bara girmeden önce. Hatta içmesem daha iyi diye kendimi telkin de ettim ama boşunaydı, canım kaç gündür sıkkındı.
On beş dakika olmamıştı ikinci birayı da boşalttım. Hafif gerindim. Kız beni, kaşımı gözümü iyice süzdü sanki. Bakışları gizemliydi. Bu çok hoşuma gitti. Çünkü kadının bakışlarında en çok aradığım şey gizemdir. Karşısında oturan arkadaşına bir şeyler söylerken gözü hâlen bendeydi. Herhalde pardösümün etki alanına iyice girmiş olmalıydı.

Bir bira daha söylemiştim, hemen geldi. Biramı çok çabuk içtim. Bu sıra kız ayaklandı. Bana bakıyordu ama bakışı başkalaşmıştı sanki. Yoksa ileri gidip kızı rahatsız mı etmiştim? Çantasını toparlamadığına göre tuvalete gidecekti. Yoksa yanımdan geçerken bana bir şey mi diyecekti? Sanki öyle de bir hali vardı. Telaşlandım. Belki de masasına davet edecekti. Pardösümden dolayı benim çok önemli biri olduğumu sanmış olabilirdi. Hay Allah cebimde doğru düzgün para da yok… Yok canım, bir şey demeden gelip geçer diyordum, durdu yanımda. Gözlerim tedirgin gözlerine baktı. Eğildi. Bir an beni öpeceğini sandım.
“Şey… Affedersiniz,” dedi. “Burnunuz kanıyor, isterseniz artık içmeyin.”

S O N

23.06.2024 © Novelius Edebiyat

Bir Cevap Yazın