mehmet bahçeci

2023 Edebiyat Soruşturması – Bölüm 31 – Doğuş Benli

06.01.2024 © Novelius Edebiyat

Yayına Hazırlayan: Mehmet BAHÇECİ

31. Bölüm: Doğuş Benli

edebiyat Editörün Notu: 2023 Yılı Edebiyat Soruşturmamızda, edebiyatın yükünü sırtlanmış birbirinden değerli isimleri ağırlıyoruz. Konuklarımıza az sayıda ve net sorular yöneltmeye gayret ettik. Edebiyatseverler için faydalı olması temennisiyle...

Soru 1:

2023 Yılını okuma ve yazma anlamında nasıl geçirdiniz? Kendinize ve projelerinize vakit ayırabildiniz mi? Bize Doğuş Benli’nin 2023 yılı panoramasını çizer misiniz?

Cevap 1:

2023’ün büyük bir kısmını ikinci öykü dosyama çalışarak geçirdim. Dosya üzerinde çok fazla zaman harcayınca bir noktadan sonra artık çalışmayı noktalamam gerektiğini fark ettim ve nihayet Eylül başında bir yayınevine gönderdim. Hâlen oradan gelecek cevabı bekliyorum. Bu süreçte ancak birkaç tane yeni öykü yazabildim. 2023’te iki öyküm Notos Dergi’de yayımlandı. Öykü yazma ve yayımlatma bakımından çok verimli bir yıl olmasa da dosyamı tamamladığım için mutluyum. Bundan dolayı kendime bir süreliğine tembellik için izin verdim. Ancak yakında yeniden yazmaya başlamam gerekiyor çünkü yazmadığım için rahatsız hissetmemekten yavaş yavaş rahatsızlık duymaya başladım.

2023’te fırsat buldukça, planlı ve istediğim kadar olmasa da, okumaya zaman ayırmaya çalıştım. Kitap seçerken genellikle sosyal medyada gördüklerimden, arkadaşlarımın tavsiyelerinden yararlandım. Öyküye nazaran daha çok roman okuduğum bir yıl oldu.

doğuş benli

Soru 2:

2023 Yılında yerli ve yabancı pek çok eser okurlarla buluştu. Yeni çıkan kitapları takip edebildiniz mi? İçlerinden okuduklarınız ve beğendikleriniz var mı? Düşüncelerinizi kısaca paylaşır mısınız?

Cevap 2:

2023’te çıkan merak edip aldığım ancak henüz okuma fırsatı bulamadığım epey kitabım var. Okuduklarımdan Kate Atkinson’un Hayat Sil Baştan kitabını çok sevdim. Zaman kavramını sorgulatan, hayattaki olasılıklar üzerine düşündüren, zekice kurgulanmış bir roman. Dilinin sadeliğini ve Duygu Akın çevirisinin de hakkını vermeliyim.

Pelin Buzluk’un yeni kitabı Yer Değiştiren Sular, yedi yıl aradan sonra gelen bir Pelin Buzluk kitabı olması açısından önemliydi. En Eski Yüz ve Deli Bal’dan alışık olduğum dilinin zenginliğini ve eşsiz üslubunu bu kitabında da devam ettirdiğini düşünüyorum.

Soru 3:

2023 Yılı edebiyat tartışmaları yönünden de hararetli bir yıl oldu. Tartışmalarda şu üç başlığın öne çıktığını görmekteyiz; birincisi, kitaplara yönelik sansür uygulamasıydı, bir diğer tartışma çeviri eserlerde yapay zekâdan yararlanılmasıydı. Ve üçüncüsü de aslında hep var olan ve dönem dönem alevlenen intihal konusunda yapılan tartışmalardı…

Bu üç başlıktan dilediğiniz biri hakkındaki değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Cevap 3:

İzninizle ikinci sorunuzla ilgili değerlendirme yapayım. Öncelikle şunu söylemeliyim, yapay zekânın çeviride kullanılması konusunda tutucu değilim. Özellikle teknik konulara ilişkin kitaplar için hem maliyetleri düşürmek hem de hızlı bir şekilde okura daha çok ve farklı dillerdeki içeriklerin ulaştırılması açısından faydalı olabilir. Edebi kaygının ikinci planda kaldığı kurmaca eserler için de, bu kitapların yapay zeka tarafından ya da büyük bir kısmının yapay zekadan yardım alınarak çevrilmesinin  niteliksel açıdan çok fazla kayba neden olmayacağını düşünüyorum.  

Nitelikli edebiyat çevirilerinde ise yazarın üslubunun farklılığını, ruhunun inceliğini, metnin içindeki kültürel ögeleri, arkasındaki felsefeyi ancak bunları özümseyebilecek, yazarın sesini duyabilecek bir insan doğru şekilde bizlere aktarabilir. Yapay zeka böyle metinlerin tüm özgünlüğünü öldürecektir.

Yapay zekanın çeviride kullanımına ilişkin sorunuzu hiç değiştirmeden Chatgpt’ye de sordum. Avantajlarını, zorluklarını çeşitli başlıklar altında gayet mantıklı şekilde sıraladıktan sonra aşağıda koyu italik fontta verdiğim yorumu yaptı:

“Sonuç olarak, yapay zekâ çeviri araçları, belirli durum ve projelerde etkili olabilir, ancak özellikle yaratıcılık, kültürel anlam ve duygusal derinlik gerektiren çevirilerde insan çevirmenlerin deneyimi ve anlayışı hâlâ önemlidir. İdeal durumda, yapay zekâ ve insan çevirmenlerin birlikte çalışması, en iyi çeviri sonuçlarını elde etmede daha etkili olabilir.”

Kendisine aynen katılıyor ve arka planda çalışan teknolojisine şapka çıkarıyorum. Bu metni aynı cümlelerle pekâlâ ben de yazmış olabilirdim. Ancak muhtemelen birbirine yakın cümlelerde iki tane “etkili olabilir” kulanmaz, birini “faydalı olabilir”e çevirirdim. Son olarak, novelius edebiyat vasıtasıyla buradan Chatgpt’ye yazdığı kısma ilişkin bir uyarıda bulunmak istiyorum: Eyy chatgpt, insan gibi, güzel güzel, sakin sakin yazmak yerine; çevirmenlerin önemli olduğunu belirttiğin cümlenin arasına durduk yere ve kışkırtıcı bir üslûpla “hâlâ” yı eklemen, ilerde artık önemli olmayacakmış gibi çevirmenlerimizden bahsetmen hoş olmadı ve sana yakışmadı. Umarım yeni sürümünde bu yazdıklarımı, input olarak, dikkate alır, kendini geliştirirsin.

DOĞUŞ BENLİ

Soru 4:

Okumayı hep düşlediğiniz, ama bir türlü elinizin varmadığı, dolayısıyla da sürekli ertelediğiniz o kitaplara gelelim… Bu kitaplardan 2023’te, “Nihayet okudum,” dedikleriniz var mı? Okuma deneyiminizden kısaca bahseder misiniz?

Cevap 4:

Jon Fosse’nin Türkçeye çevrilmiş üç kitabını da yakın zamanda okudum. Nobel’i bu yıl iyi ki Fosse’ye verdiler. Bu sayede bu olağanüstü yazarla tanışma şansına erkenden eriştim. Yoksa kim bilir kaç yıl sürerdi okuma listemde kendine yer bulabilmesi. Okurken uzun süredir almadığım kadar keyif aldım, tekrarlarla yakaladığı melodiyi ve metine yedirdiği; Spinoza’dan, Bergson’dan esinlendiğini düşündüğüm kısımları çok sevdim.

Yıllardır okuyayım dediğim araya başka kitaplar girdikçe hep ötelediğim Kazancakis’in Zorba’sını da bu yıl içinde okudum. Yazıldığı dönemde değerlendirmek gerekli, farkındayım ancak tamamen erkek bakış açısıyla yazılmasından, kadının sadece bir zevk objesi olarak sunulmasından rahatsız oldum.

Peter Handke’den ilk kez bu yıl içinde Gerçek Duyguların Saati’ni okudum. Sevip sevmediğimi hâlâ düşünüyorum. Sanırım bir kitabını daha okuyup öyle karar vereceğim.

Soru 5:

Deprem, ekonomik kriz ve savaşların gölgesinde yiten “sevimsiz” bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2024 sizce neler getirir, nasıl bir yıl olur? Yeni yıldan neler bekliyorsunuz? 

Cevap 5:

2024’ün de çok farklı geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye’de ekonomik durumun devam etmesinden, hukuki açıdan anayasa hükümlerinin uygulanmadığı bir noktaya gelmemizden; dünyada ise özellikle “medeni!” ülkelerin İsrail’in Gazze’deki katliamlarına sessiz kalmasından, hatta destekleyen tutumlarından dolayı hem ülkemizde hem de dünyada bir şeylerin olumlu yönde değişeceğine dönük bir beklentim yok. En azından 2024 için böyle. Ancak mücadele etmekten ve doğru bildiklerimizi söylemekten vazgeçelim demiyorum elbette.

Soruşturma Ana Ekranına Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız…

13.01.2024 © Novelius Edebiyat

Bir Cevap Yazın