Site icon Novelius Edebiyat

Öykü: Dildâr

12.08.2024 © Novelius Edebiyat

Yazar: Sude YENİN

Öykü: Dildâr, Sude YENİN

Tükenen aşkımızdı, tüketilen de bendim. Yine her kapı çıkmaza açılıyordu bittabi, onun olmadığı sokaklara, anılarımızın hâlâ mâzi olamadığı caddelere çıkıyordu. Onun yolu, benim pusulamdı bir zamanlar. Yörüngemi kaybetmiştim. Bu yaranın, yürek yangınının var mı sanki bir merhemi? Acıyan kalbimize sürsek, yine eski benliğimize kavuşur muyuz ki? O deli dolu, umarsızca yaşadığımız yıllara döner miyiz geri? Hiç sanmıyorum. Aşkı tattıysa bir defa bedenin, o zehri içtiyse bir kere dudakların artık eski sen olamazsın. Gülle gibi ağır bir yük, mızrak gibi saplanır kalır insanın gönlüne. Kazık gibi çakılmıştır oraya, aşk şarabı tadılmıştır bir kere; artık dönülemez geriye. Yollar izbe, sapa ve karanlık. İz bilmeden, yön duygusunu tayin etmeden insan nasıl çıkar karanlıktan aydınlığa? Solan bir çiçek açar mı yeniden? Kırılan bir vazo, eskisi gibi sağlam olur mu? Yitik olan bir ruh peki? Gülmeyi unuttuysa bir insan, kışı yazdan daha çok sevmeye başladıysa, o zaman nasıl geçmişini koparıp da hayatına devam edecek? Hepsi bir muamma işte. Benim dudaklarım artık eskisi gibi kıvrılmıyor mesela; cümlelerim sustu, sırtını döndü bana. Dilim lâl oldu, bir seyirci gibi sessizliği izler hâle geldi.


Bir şeyler yanlıştı çünkü sevgilim,
Sen ve ben gibi.
Bir şeyler kopuktu,
Aramızdaki bağ gibi.
Ve bir şeyler bitmişti,
Tıpkı aramızdaki aşk gibi.

Bir zamanlar aşkım, sevdamdın benim; yere göğe adını ezberlettiğim. Deniz, sonsuzluğu çağrıştırırdı bana. Yine, eskiden. Ne kadar çok ‘eskiden’ kelimesini kullandım böyle? Sanki zaman kavramı bile anlamını yitirmiş gibi… O yüzden adını zikrederdim kıyıya vuran dalgalara. Bulutlar ise umudu aşılardı bana, ben yine ismini geçirirdim içimden o anlarda. Artık herkes gibi oldun bana, uzak, lâkin buna tezat bir şekilde de yakın. Ah, benim dildâr sevdiğim, kalbimi çalıp gittin öylece uzaklara. Sonsuzluk, lahza ile bütünleşti sen gittikten sonra. Umut, tek bir âna sığındı, bu yüzden gelsen de hiçbir şey eskisi gibi olmaz ya, bunu sen de benim kadar iyi biliyorsun. O yüzden gelme sevgilim, gelme. Bilme beni, hatırlama sevdamızı. Ben senin yerine de yaşıyorum. Her gün, her an ve her saniye.


*Dildâr: Birinin gönlünü almış, çalmış sevgili.

S O N

Kare Görsel, Anna Ancher, Sunligt in the Blue Room, 1891

12.08.2024 © Novelius Edebiyat

Exit mobile version