26.01.2025 © Novelius Edebiyat
Günlerden Öykü | Bölüm 20: Tez Bi Kaynatma Bakanı Buluna
Birden ölüm karşısında çok güçsüz duydu kendini Büyük Başkan. Evinin kirasını ödeyemediği günler geldi aklına. Sucuk fabrikasında muhasebeciydi o vakitler. Hâkimiyet Allah’ındır dediği günlerdi.
Sonradan bakmıştı ki, hâkimiyet milletin olunca her şeye daha kolay sahip olunuyordu. Allah verdikçe veriyordu. Kıs kıs güldü Başkan. Ölüm korkusu yitti. Tekrar Kaynatma Bakanlığı üzerine düşünmeye başladı. En önemli bakanlıktı bu. Özel meziyetler isterdi. Hele şu zamanlarda, gemi her yerden su alırken. Neyse ki muhalefet, dünyanın en beceriksiz muhalefetiydi de bazı korkutucu konuları kaynatmaya bile gerek kalmadan gündemden düşüyordu. Yine kıs kıs güldü Büyük Başkan. Ulan ben bu muhalefetin yerinde olsam elli kere yıkmıştım bu iktidarı. Acaba muhalefete mi düşsem? Sıkıldım bu başkanlıktan. Ama hayır gevşemek yok. Bir düşersen dumanın bile kalmaz. Kulağının dibinde biri vardı Başkan’ın Ona bir tek onun fısıldadıkları korku veriyordu. Aslında hem iktidar hem muhalefet olabilsem; yok mudur böyle bir düzen… Saçmaladığını düşündü Başkan. Kimi Kaynatma Bakanı yapsaydı? Bi kere kendisinden uzun boylu olmamalıydı. Akademik kariyeri de yüksek olmamalıydı. Tabi kendisi kadar yakışıklı da olmamalıydı. Gerçi sürekli karikatürlere konu olurdu Başkan ama yine de yakışıklı görürdü kendini. Tipiyle ilgili konuşanlar yok muydu? Vardı elbet. Yüz binlerceydiler. Mahkemelerde hukuk bilgilerini artırıyorlar sayemde. Hain hain gülümsedi Başkan. Akrabalardan birini mi seçsem acaba diye düşündüğü sıra güneş gözlüklü bir kalabalığın kendisine doğru koştuğunu fark etti. Kalbi boğazından çıkacak gibi oldu ama çabuk toparlandı. Danışmanlarından birkaçını tanıdı. Baş Danışman saygıyla eğildi. Efendim size bir şey danışmamız gerek. Kaşları seyrek olsa da Büyük Başkan kaşlarını çatabildiği kadar çattı. Söyle Danışmanbaşı, ne derdin var ne istersin? Efendim ülkenin güneyinde büyük bir deprem oldu. Taş üstünde taş kalmamış. Eyvah, diye inledi Başkan. Omuzları düştü. Ne diyeceğini bilemedi. Sonra, çabuk atımı getirin diye buyurdu. Ne atı Efendim. Uçağımı hazırlayın demek istedim beyinsizler. Ya da durun, vazgeçtim. Önce Kaynatma Bakanı gitsin oralara. Aman Efendim Kaynatma Bakanı evvelki gün öldü ya… O zaman Palavra Bakanlığı harekete geçsin. Palavra Bakanı yanına birkaç general alsın. Devletimiz güçlüdür imajı verilsin. Ben daha sonra yetişirim. Yalnız muhalefet benden önce varmasın oraya. Bir iki yasak getirin. Yani düzenleme demek istedim. Bütün alarmlar verilsin. Diyanet öteki dünyanın bahçelerinden bahsetsin. Palavra Bakanlığı ile eşgüdümlü çalışsınlar. Palavra Bakanı da fazla sallamasın. Halk sinirlidir şimdi. Hadi bakalım, marş!
Bu soğukta da deprem mi olur diye söylendi Büyük Başkan. Sıkıntıdan çişi gelmişti. Hemen bir Kaynatma Bakan’ı bulmalıydı.
S O N
26.01.2025 © Novelius Edebiyat


