Site icon Novelius Edebiyat

2023 Edebiyat Soruşturması – Bölüm 23 – Erdinç Gültekin

mehmet bahçeci

29.12.2023 © Novelius Edebiyat

Yayına Hazırlayan: Mehmet BAHÇECİ

23. Bölüm: Erdinç Gültekin

Editörün Notu: 2023 Yılı Edebiyat Soruşturmamızda, edebiyatın yükünü sırtlanmış birbirinden değerli isimleri ağırlıyoruz. Konuklarımıza az sayıda ve net sorular yöneltmeye gayret ettik. Edebiyatseverler için faydalı olması temennisiyle...

Soru 1:

2023 Yılını okuma ve yazma anlamında nasıl geçirdiniz? Kendinize ve projelerinize vakit ayırabildiniz mi? Bize Erdinç Gültekin‘in 2023 yılı panoramasını çizer misiniz?

Cevap 1:

Adını “Arıza Var” olarak koyacağım bir öykü dosyam var. İçinde epey kısa öykü olacak. Yoğun, anları güçlü öyküler. Son okumasını yapıyorum. Ayrıca daha iyi kitap okuyabilirdim 2023’de diye düşünüyorum. Daha iyi dediğim daha yoğun okumalar. Neyse ki doğru kitaplara uzanmasını iyi bildiğimden vicdanım rahat.

Soru 2:

2023 Yılında yerli ve yabancı pek çok eser okurlarla buluştu. Yeni çıkan kitapları takip edebildiniz mi? İçlerinden okuduklarınız ve beğendikleriniz var mı? Düşüncelerinizi kısaca paylaşır mısınız?

Cevap 2:

Sırada okumak için bekleyen yüzlerce kitap var. Ama öyle bir düzen kurmuş ki kapitalist edebiyat. Hayır diyor. Bunu al, öne çek, oku ve de beğen. Peki, diyorsun, alıyorsun, öne çekiyorsun. Okumaya başlıyorsun. Ama beğenmeyi bırak, sayfalar ilerledikçe sinirlerin bozuluyor. Bunlar diyorsun, çok satıyor, yabancı dillere çevriliyor, ödüller alıyor. Gençlerin görüntü olsun diye kapıştığı gazete kağıdından dergiler hep bunlardan bahsediyor. Türk edebiyatının temsilcisi bunlar oluyor. Yabancı ülkelere, fuarlara bunlar davet ediliyor. Ve endüstriyel edebiyat bunları okuyacaksın diyor. Soğuk bir dille, yapay diyaloglarla, anlatım bozukluklarıyla, içtenlikten, vicdandan uzak tasasız bir edebiyatla karşılaşıyorsun. 60-70 sayfa sonra harcanan zamanın kitaba ödediğin paradan çok daha değerli olduğunu anlıyorsun.

Soru 3:

2023 Yılı edebiyat tartışmaları yönünden de hararetli bir yıl oldu. Tartışmalarda şu üç başlığın öne çıktığını görmekteyiz; birincisi, kitaplara yönelik sansür uygulamasıydı, bir diğer tartışma çeviri eserlerde yapay zekâdan yararlanılmasıydı. Ve üçüncüsü de aslında hep var olan ve dönem dönem alevlenen intihal konusunda yapılan tartışmalardı…

Bu üç başlıktan dilediğiniz biri hakkındaki değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Cevap 3:

İnsan her daim teknolojiyi kötü yola düşürmüştür. Kötü ellerdeki teknoloji de insanı kötü yola düşürmüştür. Bu ilişki başka türlü gelişemez miydi? Teknoloji salt fayda olarak yaşamımızda var olamaz mıydı? Sanırım insanın içindeki kötülükleri kışkırtan bir düzende bu mümkün olmayacaktır.

Soru 4:

Okumayı hep düşlediğiniz, ama bir türlü elinizin varmadığı, dolayısıyla da sürekli ertelediğiniz o kitaplara gelelim… Bu kitaplardan 2023’te, “Nihayet okudum,” dedikleriniz var mı? Okuma deneyiminizden kısaca bahseder misiniz?

Cevap 4:

Hasan Kıyafet, Kerim Korcan, Cengiz Dağcı ve Jose Saramago’yu 2023 yılında tanıdım. Bu gecikmeden dolayı kendilerinden özür diliyorum. Ayrıca kitaplığımda sırada bekleyen, Tarık Dursun’un Denizin Kanı, Flaubert’in Bir Delikanlının Romanı, Mahmut Makal’ın Zulüm Makinesi, Muzaffer Buyrukçu’nun Dar Sokaklardaki Duman, Amado’nun Gecenin Çobanları, Ahmet Oktay’ın Emperyalizm, Roman ve  Eleştiri, Hüsen Portakal’ın Din ve İnsan Sorunu, Mehmet Bahçeci’nin İçimdeki Yangın; adlı eserlerini beklettiğim için onlardan da özür diliyorum.

Soru 5:

Deprem, ekonomik kriz ve savaşların gölgesinde yiten “sevimsiz” bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2024 sizce neler getirir, nasıl bir yıl olur? Yeni yıldan neler bekliyorsunuz? 

Cevap 5:

Deprem, savaş, kriz her daim olacaktır. Mesele felaketlerle savaşacak güce, morale ve zekaya sahip olmaktır. Türkiye’de sosyal devlet, liyakat müthiş yaralar almıştır. İktidarın kadrolaşma tasaları yüzünden eğitim, sağlık, yargı yerle birdir. Dağıtılan uyduruk diplomaların ve dağıtılan mevkilerin sahiplerini yangınlarda, depremlerde gördük. Beyin göçü yüzde 57 artmış. Yani Türkiye beynini yitiriyor. Türkiye liberal politikalarla düzelemez. Kamudan yana, halkçı, devletçi, liyakata önem veren politikalar yığınları düze çıkartır.

Soruşturma Ana Ekranına Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız…

29.12.2023 © Novelius Edebiyat

Exit mobile version