13.01.2024 © Novelius Edebiyat
Yayına Hazırlayan: Mehmet BAHÇECİ
32. Bölüm: Betül Fırat
Soru 1:
2023 Yılını okuma ve yazma anlamında nasıl geçirdiniz? Kendinize ve projelerinize vakit ayırabildiniz mi? Bize Betül Fırat’ın 2023 yılı panoramasını çizer misiniz?
Cevap 1:
2023 Yılı benim için çok verimli bir yıl oldu. 2 Ödül aldığım, 3 kitabımın çıktığı, güftelerimden 4’nün bestelenmesi, bir dolu canlı yayın ile geçirdiğim dolu dolu bir yıl oldu. 5 ayrı yerde imza-fuara katılarak kitaplarımı imzaladım. 1 okulda hem imzaya hem söyleşiye katıldım ve çocukların heyecanına ortak olmak çok güzeldi. 7 kitap çıkardım şimdiye kadar ve gördüğüm ilgiden çok mutluyum. 8. Kitabımın da yazım aşaması bitti ve yayınevi arayışı içerisine girdim.
Aynı zaman da Edebiyat Sanat Meltemi Platformu Genel Yayın Yönetmeni olarak röportajlarımız ve tanıtım yayınlarımıza devam etmekteyiz.
2023 Yılı Cumhuriyetimizin 100. Yılı olması itibariyle özel bir yıldı ve bu yılı daha anlamlı kılmak için “Cumhuriyetimizin 10. Yılında İz Bırakan Kalemler” Antolojisinin hem derleyeni hem de yazarı olarak kolektif kitap hazırladık, değerli yazarlarımızla. Diğer yandan da 100 Kadın 100 eser kapsamında “Kadının Yüzü” antoloji kitabına katıldım. Ülkemizin sayılı kadın yazarlarının yer aldığı bir projeydi.
Yazar ve şair olmanın yanında çok iyi bir okuyucuyumdur. 2023 yılı içerisinde 10 kitabın üzerinde kitap okudum. Kendi açımdan enerji dolu ve faaliyetten faaliyete koştuğum bir yıl oldu.
Soru 2:
2023 Yılında yerli ve yabancı pek çok eser okurlarla buluştu. Yeni çıkan kitapları takip edebildiniz mi? İçlerinden okuduklarınız ve beğendikleriniz var mı? Düşüncelerinizi kısaca paylaşır mısınız?
Cevap 2:
Yeni çıkan eserleri takip etme şansım oluyor. Kitap yorumu yaptığım için tanıtım amaçlı çok kitap gönderiyor yazarlarımız. İmzalı kitap koleksiyonu yapabilirim sanırım. Hem abancı hem yerli yazar ve şairlerimizin kitaplarını takip ediyorum ve okumaktan büyük bir zevk alıyorum. Yeni yazarlardan Metin Leblebicioğlu’nun “Devrim’in Arabaları Vardı” kitabı beni çok etkilemişti.
Okuduğum çok kitap oldu hem yeni hem de yıllar öncesine ait olup da bende iz bırakan. Bir kitap içimde yer etmeli öncelikle.
Soru 3:
2023 Yılı edebiyat tartışmaları yönünden de hararetli bir yıl oldu. Tartışmalarda şu üç başlığın öne çıktığını görmekteyiz; birincisi, kitaplara yönelik sansür uygulamasıydı, bir diğer tartışma çeviri eserlerde yapay zekâdan yararlanılmasıydı. Ve üçüncüsü de aslında hep var olan ve dönem dönem alevlenen intihal konusunda yapılan tartışmalardı…
Bu üç başlıktan dilediğiniz biri hakkındaki değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?
Cevap 3:
Yapay zekâ ile sadece çeviri değil kitap yazanların da olduğunu biliyorum. Yapay zekadan faydalanmak elbette ki güzel ama sizin kendi yeteneğinizin önüne de geçmemesi gerekli. Şahsi fikrim olarak söylüyorum, bir kitabın yapay zekâ tarafından yazıldığını düşünürsem okurken zevk alamam. Çünkü içinde yaşanmışlık, yazara ait duyguların izlerini ve dahası yazarın hayal gücünü göremeyeceğimi bilirim. Yapay zekâ ile çizim yapılması kabul edilebilir, kurgu (video) yapımı kabul edilebilir; bunlar için yardımcı bir materyal olabilir. Ama kitap yazımı yeteneğiniz varsa sizin eseriniz olmalı.
Soru 4:
Okumayı hep düşlediğiniz, ama bir türlü elinizin varmadığı, dolayısıyla da sürekli ertelediğiniz o kitaplara gelelim… Bu kitaplardan 2023’te, “Nihayet okudum,” dedikleriniz var mı? Okuma deneyiminizden kısaca bahseder misiniz?
Cevap 4:
Tanıtım kitaplarından sıra gelmiyor ama artık araya kendi istediğim kitaplardan da okumam gerektiğini düşünerek aldıklarım oldu. Kendi ruhumu da daha önce edindiğim ve merak ettiğim kitaplarla beslemem gerek. Bunlardan biri Aziz Nesin’in “Biz Ödlek Yazarlar” kitabı. Hem eğlenceli hem de düşündürücü bir eser. Akillus’un Şarkısı da ne zamandır elimde olsa sonunda okuyabildiğim bir eser.
Soru 5:
Deprem, ekonomik kriz ve savaşların gölgesinde yiten “sevimsiz” bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2024 sizce neler getirir, nasıl bir yıl olur? Yeni yıldan neler bekliyorsunuz?
Cevap 5:
2023 ne kadar sevimsiz olsa da ülkemiz için anlamlı bir yıldı ve bütün yıl bunun vurgusunu yaparak geçirdim. Bir dolu sanatsal faaliyet ve emeklerimin meyvesini yediğim bir yıl oldu. “Yüz Yıllık” şiirimi 100. Yıla ithafen yazdım. Diğer yandan savaş ve depreme de çok üzüldüm ve felaketlerin son bulmasını diledim. “Yaşamak Var Ya” adlı eserim de hem deprem hem de savaşlar için hissettiklerimi dile getirdim. Kalemim iyi ki var diyorum çünkü içimdeki her şeyi dilediğimce yazabiliyorum. Acı hafiflemese de teselli ediyor bu beni.
2024 yılının çok güzel şeyler getireceğine inanıyorum. Belki yeni başlangıçlar yaptığımız bir yıl olur. Yeni eserlerimle ben sizlerleyim.
2024 yılından benim beklentim, hikayelerimden birkaçının film olması ve çocuk kitabımın çizgi filme dönüşmesi. Yapımcılarımızla diyaloglarımız oluyor elbette ki. İstişarelerimiz neticesinde umarım ki yapılabilir.
Savaşların ve felaketlerin olmadığı, huzurlu ve mutlu bir yıl olmasını dilerim herkes için.
Soruşturma Ana Ekranına Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız…
13.01.2024 © Novelius Edebiyat


